Altan ve Nuri Camli kardeslerin yeni hayati su andan itibaren baslamistir
Boyle dedi kardesim tam ucaga binerken. Guldum kahkahalarla, tam yerinde harika bir replik.
Amerika'ya gidiyorduk, heheyt, her sey cok guzel olacakti. Olacak elbet, heyecanla bekliyoruz ayri. Gelgelelim dereyi gormeden pacayi sivama aliskanligimizdan her zamanki gibi erken havaya girdik. Bi dursana kardesim, sen yolculugunu tamamla, git evine otur bi, ondan sonra ister kasap havasina girersin ister Ankara havasina. Bi dur, bi dusun hele; onunde yaklasik 20 saatlik bi yolculuk var. Ne yer, ne icersin? Rahat eder misin? Uyuyabilir misin? Aklina gelmiyor ki adamin dunyayi pespembe gorurken. Oysa bi dikkat etsen Murphy kosede bekliyor bak.
Netekim biz hohoyt nidalari icinde ucaga bindik. Yolculuk guzergahimiz Istanbul - Frankfurt - Chicago - Kansas seklindeydi ve biz Frankfurt'a kadar ayri, geri kalan yolda da beraber oturacaktik, biletlerin o sekilde oldugu soylenmisti en azindan. Ama bir de ne gorelim, Frankfurt'a kadar da beraber oturmuyor muyuz? Huhuu, her sey cok guzel olacak. Evet olacak, ama geriden. Netekim dort bir yanimiza cocuklar oturdu mu? Oturdu. Bunlar ucagin harekete gecmesiyle beraber aglamaya basladilar mi? Basladilar. Ebeveynleri bunlari susturmak icin ugrastilar mi? Elbette, tekme tokat giristiler.
Bence, cocuk dogurmadan once, kaynasip tavsanlasmaya niyeti olan kimselere ozel bir okul/kurs felan olmali. Ilk ders konusu da "Aglayan Cocuk" olacak elbet. Netekim su eriyen dunya uzerinde kotek yiyip de susan cocuk daha gorulmemistir. Ayni sekilde cocugun tokadi yedikten sonra susmadigini ogrenen ana baba da gorulmemistir. Bence bu durum, beyindeki henuz kullanmadigimiz bir bolgeden dolayi gerceklesmektedir. Insallah gelecekte bir gun, beynimiz biraz daha fazla calismaya basladigi zaman bu durumun duzelecegini umuyorum.
Neyse efendim, biz basladik aglamalarla cigliklarla dolu Frankfurt yolculugumuza. Yanimda kardesim var ama, guzel bisi. 20 saat muhabbet simdi, gidince napariz planlari, vs. Derken bir horultu sesi, kardesim uyumus. Kaldik mi ortada?
Kaldim evet. Mal mal ucuyorum oyle. Kitap felan var yanimda da okuyasim yok. Negzel konusacaktik felan. Neyse bulutlarla beraber ucuyoruz oyle, "bu yukseklikten aynen Google Earth gibi gorunuyor" felan derken yemek servisi basladi. French Toast denen bisi verdiler. Aciz, yicez mecburen. Meret bildigin yumurtali ekmegin yandan yemisi. Ustelik icinde yumurta da yok. Bildigin sekerli suya banilmis garip bisi. Yaninda da dilimlenmis ananas. Tamam Lufthansa olabilirsin ama Turkiye'den Almanya'ya adam tasiyorsun. Ucagin %90'i Turk. Sevmeyiz ki biz boyle garip seyler.
Bereket ki her turlu yemege acik bi insanim. Yedim ictim, karnim doydu, mutluyum lakin kardes halen uyuyor. Bulutlarin uzerindeyiz, yer de gorunmuyor. Dedim bari ben de biraz gozlerimi kapatayim, belli olmaz, her an uyuyabilirim.
Uyumakla uyumamak arasi bir durumda bir sure daha kastiktan sonra artik nolduysa geldik. Indik felan, her sey yolunda gibi. Buyukcene bi havaalani boyle, ne guzel felan diyor insan. Ama tabi goruntuye kanmamak lazim, netekim burasi bildiginiz labirent. Ustelik iyice zor olsun diye herhanbi bir tabela, ekran felan da yok ortada. Insanlar oyle dolasiyorlar ordan oraya. Dedim ki sicarim ben boyle havaalaninin icine ve en yakin tuvaletin yolunu tuttum. Onun tabelasi var Allah icin, gordum biraz yuruyunce.
Havaalanina karsi bu icimi bosaltma isi bitince dedim ki bari soralim oraya buraya. Sorduk, dediler ki info yazan noktalarda ekranlar var, ordan ogrenebiliosun ucak nerde, kapi nerde. Evet cok mantikli da, etrafta herhangi bir yol bildirgeci olmamasindan kelli o info ekranlarinin onunde her daim kuyruk var. Ucak kalkicak yarim saat sonra. Yarim saatte ekrana ulasmayi birak, kuyrugun yarisina gelemezsin.
Neyse bi sekilde ucagin hangi kapidan kalkacagini ogrendik, orasi nerde diye sorduk. Bu sefer de dediler ki burdan suraya, surdan oraya, ordan da buraya gideceksin. Dedik guzel dedin de orasi burasi neresi ki? Bilsek gideriz zaten. Bu sefer dediler ki ust kata cik, trene bin! Tren diosun! Eyvallah, neyse bindik trene, indik trenden, ayni tas ayni hamam, ne tabela var ne baska bisi. Bir de insaat var havaalaninin icinde. Her yer dokuluyor boyle, bir tane gorevli yok ortada. Istisnasiz herkes birbirine soru isareti seklinde bakiyor.
Arkasi yarin...
Amerika'ya gidiyorduk, heheyt, her sey cok guzel olacakti. Olacak elbet, heyecanla bekliyoruz ayri. Gelgelelim dereyi gormeden pacayi sivama aliskanligimizdan her zamanki gibi erken havaya girdik. Bi dursana kardesim, sen yolculugunu tamamla, git evine otur bi, ondan sonra ister kasap havasina girersin ister Ankara havasina. Bi dur, bi dusun hele; onunde yaklasik 20 saatlik bi yolculuk var. Ne yer, ne icersin? Rahat eder misin? Uyuyabilir misin? Aklina gelmiyor ki adamin dunyayi pespembe gorurken. Oysa bi dikkat etsen Murphy kosede bekliyor bak.
Netekim biz hohoyt nidalari icinde ucaga bindik. Yolculuk guzergahimiz Istanbul - Frankfurt - Chicago - Kansas seklindeydi ve biz Frankfurt'a kadar ayri, geri kalan yolda da beraber oturacaktik, biletlerin o sekilde oldugu soylenmisti en azindan. Ama bir de ne gorelim, Frankfurt'a kadar da beraber oturmuyor muyuz? Huhuu, her sey cok guzel olacak. Evet olacak, ama geriden. Netekim dort bir yanimiza cocuklar oturdu mu? Oturdu. Bunlar ucagin harekete gecmesiyle beraber aglamaya basladilar mi? Basladilar. Ebeveynleri bunlari susturmak icin ugrastilar mi? Elbette, tekme tokat giristiler.
Bence, cocuk dogurmadan once, kaynasip tavsanlasmaya niyeti olan kimselere ozel bir okul/kurs felan olmali. Ilk ders konusu da "Aglayan Cocuk" olacak elbet. Netekim su eriyen dunya uzerinde kotek yiyip de susan cocuk daha gorulmemistir. Ayni sekilde cocugun tokadi yedikten sonra susmadigini ogrenen ana baba da gorulmemistir. Bence bu durum, beyindeki henuz kullanmadigimiz bir bolgeden dolayi gerceklesmektedir. Insallah gelecekte bir gun, beynimiz biraz daha fazla calismaya basladigi zaman bu durumun duzelecegini umuyorum.
Neyse efendim, biz basladik aglamalarla cigliklarla dolu Frankfurt yolculugumuza. Yanimda kardesim var ama, guzel bisi. 20 saat muhabbet simdi, gidince napariz planlari, vs. Derken bir horultu sesi, kardesim uyumus. Kaldik mi ortada?
Kaldim evet. Mal mal ucuyorum oyle. Kitap felan var yanimda da okuyasim yok. Negzel konusacaktik felan. Neyse bulutlarla beraber ucuyoruz oyle, "bu yukseklikten aynen Google Earth gibi gorunuyor" felan derken yemek servisi basladi. French Toast denen bisi verdiler. Aciz, yicez mecburen. Meret bildigin yumurtali ekmegin yandan yemisi. Ustelik icinde yumurta da yok. Bildigin sekerli suya banilmis garip bisi. Yaninda da dilimlenmis ananas. Tamam Lufthansa olabilirsin ama Turkiye'den Almanya'ya adam tasiyorsun. Ucagin %90'i Turk. Sevmeyiz ki biz boyle garip seyler.
Bereket ki her turlu yemege acik bi insanim. Yedim ictim, karnim doydu, mutluyum lakin kardes halen uyuyor. Bulutlarin uzerindeyiz, yer de gorunmuyor. Dedim bari ben de biraz gozlerimi kapatayim, belli olmaz, her an uyuyabilirim.
Uyumakla uyumamak arasi bir durumda bir sure daha kastiktan sonra artik nolduysa geldik. Indik felan, her sey yolunda gibi. Buyukcene bi havaalani boyle, ne guzel felan diyor insan. Ama tabi goruntuye kanmamak lazim, netekim burasi bildiginiz labirent. Ustelik iyice zor olsun diye herhanbi bir tabela, ekran felan da yok ortada. Insanlar oyle dolasiyorlar ordan oraya. Dedim ki sicarim ben boyle havaalaninin icine ve en yakin tuvaletin yolunu tuttum. Onun tabelasi var Allah icin, gordum biraz yuruyunce.
Havaalanina karsi bu icimi bosaltma isi bitince dedim ki bari soralim oraya buraya. Sorduk, dediler ki info yazan noktalarda ekranlar var, ordan ogrenebiliosun ucak nerde, kapi nerde. Evet cok mantikli da, etrafta herhangi bir yol bildirgeci olmamasindan kelli o info ekranlarinin onunde her daim kuyruk var. Ucak kalkicak yarim saat sonra. Yarim saatte ekrana ulasmayi birak, kuyrugun yarisina gelemezsin.
Neyse bi sekilde ucagin hangi kapidan kalkacagini ogrendik, orasi nerde diye sorduk. Bu sefer de dediler ki burdan suraya, surdan oraya, ordan da buraya gideceksin. Dedik guzel dedin de orasi burasi neresi ki? Bilsek gideriz zaten. Bu sefer dediler ki ust kata cik, trene bin! Tren diosun! Eyvallah, neyse bindik trene, indik trenden, ayni tas ayni hamam, ne tabela var ne baska bisi. Bir de insaat var havaalaninin icinde. Her yer dokuluyor boyle, bir tane gorevli yok ortada. Istisnasiz herkes birbirine soru isareti seklinde bakiyor.
Arkasi yarin...

0 Comments:
Post a Comment
<< Home